Destpêk » GIŞTÎ » KÜRTLER ARASINDA BİRLİK VE ROJAVA!
Li Rojavayê Kurdistanê ji bo Yekitîya Kurdan bi 11de kesan pêşgavî ya netewî ava bûye.

KÜRTLER ARASINDA BİRLİK VE ROJAVA!

Herkesin takip ettiği ve gördüğü gibi son aylarda ROJAVA’da Kürtler arasında birlik çalışmaları sürdürülüyor. PYD (Demokratik Birlik Partisi) ve ENKS (Suriye Ulusal Kürt Konseyi) arasında siyasi bazı konularda anlaşmanın sağlandığı ve diğer (askeri ve idari) kimi konularda ise anlaşmanın sağlanması için gerekenlerin yapılacağı belirtiliyor.

Hurşit KAŞIKKIRMAZ / Yazarın diğer makaleleri için tıklayınız

Kürtler arasında birlik, dayanışma ve yakınlaşma her Kürt bireyi, partisi, hareketi, örgütü ve halk tarafından özlenen ve özümsenen acil bir durumdur. Gelinen aşamada Kürtler arasında birlik, dayanışma ve yakınlaşma kendisini dayatan bir eylem ve etken olarak gerekli ve gerekli olduğu kadar da kaçınılmaz oluyor.

Kürtlerin yüzyıllardır içinde bulundukları durum: Bölünmüş, parçalanmış, birbirine düşman edilmiş, belirgin her büyük parti ve geleneklerin (PKK, KDP, YNK) ‘düşmanımın düşmanı dostumdur’ siyasetiyle bölgede sömürgeci ülkeler ile yakın ve çıkar ilişkilerine girmeleri vb konulardan dolayı sadece Kürdistan genelinde değil aynı zamanda her parçada Kürtlere zarar veriyor. Bu nedenle Kürtler arası birlik, büyük bir çıkmaz yaşıyor ve sağlıklı olmayan gelişmeler gündeme geliyor. Buna rağmen koşullar Kürtlere birliği dayatıyor. Bu koşullardaki Kürtlerin her halükarda ki birliği, yakınlaşması ve dayanışması, içeriği ne ve nasıl olursa olsun desteklenmelidir derken onları zorunlu olarak bir araya getiren egemen emperyalist güçlerin hesapları dikkate alınmalıdır. Evet, Kürdistan’ın her parçasında birbirinden farklı gelişmeler yaşanıyor. Her parçada birbirinden farklı parti ve gelenekler, parçanın yönetiminde ve yönetilmesinde ortaklaşmaları gerekiyor. Bu da birlikle olur.

Birkaç aydır ABD, Fransa ve İngiltere ROJAVA’da Kürtlerin birliği için aracı oluyorlar. Yani Kürtleri kendi çıkarları için birbirlerine yakınlaştırmaya çalışıyorlar. Kürtlerin aralarında ki problemleri gidermeye, azaltmaya çalışarak, onları kendi istedikleri gibi şekillendirmeye yöneliyorlar. Kuşkusuz böylesi bir birlik, yakınlaşma ve dayanışmada hem Kürtler karlı çıkacak ve hem de batı emperyalistleri. Kürtler en azından birbirlerine düşmanlıklarına son verecekler veya aza indirgeyecekler ve birlikte iş yapma, çalışma gibi şimdiye kadar yapamadıkları bir pratik işlem içerisine girecekler. Batı emperyalistleri ise; Rus, Çin, İran bloğuna karşı Kürtleri kendi bloklarında tutmaya çalışırlarken hem onların kendi aralarında ki sorunlarını azaltmalarını ve birlikte çalışmalarını sağlamayı hedefliyorlar ve hem de Ortadoğu’da 50 milyonluk Kürt nüfusun kendileri saflarında doğu bloğuna karşı bir kalkan olmaları için Kürtlerin kendi iç sorunlarını çözmelerinde aracı rollerini oynayıp Kürtleri birbirlerine yakınlaştırıyorlar.

Acıdır ama gerçekten acı olduğu kadar da trajiktir. Kürdistan’ın bir parçasında, koşullardan kaynaklı olarak süreç Kürtlere yönetimi ele almayı dayatıyor. Ama Kürtler hala yönetimde ortaklaşıp kardeşçe kendi ülkelerini yönetmeyi beceremiyorlar. Bu yüzden batı emperyalistleri kendi çıkarları için aracı rol oynayarak Kürtleri barıştırmayı, yakınlaştırmayı ve onların birliğini oluşturmak için çalışıyorlar. Şimdiye kadar yaşanan bunca kırım, katliam, sürgün, asimilasyon, idam ve Kürtlerin bulundukları parçalarda insan yerine bile konmama süreçlerine rağmen bu parti ve geleneklerin bugün bile hala öyle olumsuz davranmalarına kim ne diyecek? Veya bu nasıl bir siyaset ve siyasi kadrodur ki bu halk için doğan fırsatları kendi parti ve geleneğinin çıkarları için heba ediyor ve hala kendi dışında ki Kürtlere düşmanca ve olumsuz yaklaşıyor. Sömürgecilerin her gün ve her an yok etmeye, imha etmeye çalıştıkları bir halkın siyasi temsilcileri, kendi istek, irade ve gönüllerince demokratik bir anlayış çerçevesinde farklı düşünüp, farklı örgütlenen aynı ulusun, halkın diğer kesimine beslenen bunca kin nedir? Kendi irade, istek ve gönlüyle parçalardaki birliği, ülke genelinde ki birliği gerçekleştirmeyen siyasi iradeler, emperyalistlerin birlik için dayatmalarına boyun eğip birlik adımları atmaları nasıl izah edilecek? Yani eğer siz iç siyasetinizde bile otonom ve demokrat olamıyorsanız çağımız toplumu, kapitalizmdeki her sınıf ve katmanın siyasi temsilcilerine tahammül edemiyorsanız işiniz çok zor demektir.

Yine acıdır ama gerçektir. Bu trajedinin benzeri 20 yıldan fazla bir zamandır G. Kürdistan’da (BAŞUR) Federe Kürt Devleti fırsatı doğduğunda yaşandı. O dönemde KDP ve YNK arasındaki anlaşmazlıkları gideren yine batı emperyalistleri idi. Şunu unutmayın, emperyalizme elini veren kolunu kurtaramaz. Kolunu kurtaramayan vücudunu kaptırır. Gelinen aşamada batı emperyalizminin ROJAVA’yı ikinci bir G. Kürdistan yapma çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Eğer siz bağımsız ve demokratik bir şekilde bir parçada doğan fırsatları değerlendiremiyorsanız birileri bu olumsuzluğa el atar ve kendi çıkarları için orada ki belirsiz durumu bir kalıba sokar. Daha dün BAŞUR’da bu gün ise ROJAVA’da yaşanan budur.

Ey Kürtler, Kürt siyasi iradeleri bizler bu kadar düştük mü, düşürüldük mü? Bizim hiç mi kendimiz için, kendi aramızda bağımsız, demokratik, yapıcı ve pozitif yanımız, enerjimiz ve politikalarımız kalmadı? Evet, bu bir evrensel kuraldır. İki tarafı bir araya getirmek, barıştırmak ve sükuneti sağlamak üçüncü tarafa düşer. Yani arabulucuya ihtiyaç duymak! Arabulucunun da yeri, rolü ve konumu değişiktir. Örnek olarak, iki ülke problemleri için üçüncü bir ülkeye ihtiyaç duyulur. Ama eğer kavga aynı ülke içerisinde ise aynı ülkeden üçüncü bir kesim arabulucu olur. Öyle anlaşılıyor ki bizim hiç bir şeyimiz diğerlerine benzemiyor. Biz ülkemizin bir parçasında doğan fırsatları ülkemizin bütün parti, örgüt, kurum ve kuruluşları ile paylaşamıyoruz. Paylaşmadığımız gibi de kendi insanlarımızdan üçüncü bir kesimin arabulucu olmasına da sıcak bakmıyoruz, kabul etmiyoruz. Örnek olarak sömürgeci ülkeler ile Kürtlerin barışmasında üçüncü bir ülkenin devreye girmesi normal karşılanır. Ama aynı parça ve ülkede iç içe, günlük aynı şartlarda yaşayan iki kesim için kendi halkından üçüncü kesimi kabul etmeyerek, emperyalistlerin arabuluculuğuna evet demenin sorumluluğu, bedeli, artı ve eksileri iyi değerlendirilmelidir.

Ortadoğu’nun merkezinde, ülke olarak önemli ve stratejik konumu güçlü olan Kürdistan coğrafyası karşısında hiçbir egemen, sömürgeci ve emperyalist ülke, oradaki gelişmelere kayıtsız kalamaz. Bu nedenle son 50 yıldır durmadan savaşların bu bölgede yaşanması tesadüfü de değildir. Gelinen aşamada gelişmeler karşısında Kürt siyasi iradeleri halkın çıkarları için olgunlaşmayı hedeflemeli, birbirine karşı yapıcı ve demokratik eli uzatmalı, sözlü ve yazılı bütün kriminal söylemlere son vermeli, irili, ufaklı bütün parti, örgüt, kurum ve kuruluşlara saygı gösterilmeli ve mümkünse kendi iç sorun ve problemlerini kendi iradeleri ile çözüme kavuşturarak kendisi olmalıdır. Ve özellikle herkesin birlik, birlik, birlik dediği bu son dönem ve yıllarda, her parçada ve Kürdistan genelinde Kürt ulusal demokratik güçlerinin iradeleri ile birlik için adım atılmalıdır. 10.05.2020

Hakkında Hurşit KAŞIKKIRMAZ

Bu habere de bakabilirsiniz.

2020’NİN 18 MAYIS’INDA ONA DAİR

 “68 ruhu bağımsızlıktır,”[9] saptamalarını aşan enternasyonalist ihtilalciliğiyle resmi ideolojinin de korkulu rüyası olan O; “İçinde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir