Salı, Eylül 17, 2019
Destpêk » GIŞTÎ » KÜRT SİYASETİ VE DEMOKRATİKLEŞMESİ!

KÜRT SİYASETİ VE DEMOKRATİKLEŞMESİ!

Kürtlerin legal demokratik alanda siyaset yapması 1980 sonrası 1990’lara dayanır. Halkın Emek Partisi ile başlayan süreçte, onlarca parti, Kürt sorununun demokratik çözümünü temel aldıkları için anayasa mahkemesi tarafından kapatıldı veya isim değişikliğine gitmek zorunda kaldı.

Zeynel A. Göçer / Yazarın diğer makaleleri için tıklayınız

Bu partilerin yüzlerce, binlerce yöneticisi ve üyesi failli meçhul cinayetlere, suikastlara, zindanlara ve sürgüne maruz kaldı.

Kürtlerin günümüzde en çok kitlesel anlamda destek verdiği parti, yaklaşık 6 milyonunun üzerinde oy alan Halkların Demokratik Partisi HDP.

Devletin resmi anlamda Kürt sorununa, demokrasiye ve ekonomik alana bakışı 1990’ları aratmayan siyaset anlayışıyla devam ediyor.

Bugün de 6 milyonun üzerinde oy almış HDP’nin genel başkanları, birçok milletvekilli, seçilmiş belediye başkanları cezaevinde. 31 Mart’ta seçilen yeni belediye başkanlarının mazbatalarını vermek istemediler, bazılarının ki KHK bahane edilerek verilmedi.

31 Mart yerel seçimlerinden önce, özel bir nedenle Türkiye ve Kürdistan illerinde kimi kısa görüşmelerde bulundum.

20 Mart 2019’da Diyarbakır’da Ticaret ve Sanayi Odası’nın organize ettiği ve tüm renk ve tarafların yer aldığı Newroz resepsiyonuna da kısaca katılma fırsatı yakaladım. Ahmet Şık, Akın Birdal, Yavuz Önen, Eren Keskin, Ali Bayramoğlu, Murat Sabuncu, Cabbar Leygara… Mesut Tek, Bayram Bozyel, Sertaç Bucak, Mustafa Özçelik, Sinan Çiftyürek gibi Kürdistani partilerin temsilcileri, insan hakları savunucuları, milletvekilleri ve STK temsilcileri resepsiyona katılanlar arasındaydı.

Diyarbakır’daki bu Newroz resepsiyonu uzun yıllardan sonra ilk defa organize edilen bir resepsiyon özelliği de taşıyordu. Ev sahiplerini kutlayarak bu Newroz resepsiyonun gelenekselleşmesi gerektiğini sohbet ettiğim STK kuruluşu yöneticilerine de bizatihi illettim.

Resepsiyonu “steril kutlama” diye tye alanlar olsa da tek tip yaşam ve bakış açısının kırılması açısından önemli bir adım olarak değerlendirenlerdenim.

Keşke Kürt burjuvazisi milli olarak daha da gelişip güçlense! Burjuvazisi güçlü ve sağlam olan ulusların milli ve demokratik köklerinin de güçlü olduğunu düşünenlerdenim.

Türkiye Cumhuriyeti’nin bugün birçok sorunu aşamamasında köklü, doğal bir milli sermaye ve burjuvazisinin oluşmaması dolayısıyla kimi ailelerin özellikle zenginleştirilmesi eliyle bir sermaye oluşumuna gidilmesi sır değildir. Bundan dolayıdır ki aristokrat ve entelektüel bir bilgi birikiminden uzak olarak şekillenmiştir.

Faşizan, ırkçı, şoven bir burjuvadan ziyade, liberal bir burjuvazinin halkların sivil demokratik gelişim ve şekillenmesinde daha ılıman ve sosyal devlet siyaset anlayışının egemen olacağı kanısındayım. Avrupa’daki burjuva demokratik gelişimler bunun somut göstergesidir. Bu ılıman ve sosyal devlet anlayışı emek ve sermaye çelişkisini ortadan kaldırır mı? Tabi ki hayır! İşçi emekçi sınıfı ve günümüzde mavi beyaz ve diğer tüm renkleri ile emek gücü sermaye ve burjuvazi karşısında sınıf bilincini korumalıdır. Ama ulus devlet sorununu aşamamış uluslar milli demokratik devrim süreçlerinde karşısındaki sermaye gücünün karakterine göre şekilleneceği de olmazsa olmazdır. Güney Kürdistan’daki devletleşme süreci, işçi emekçi sınıfının federe devlete bakışında milli burjuvazinin karakteri önemli bir rol oynamaktadır. Federe devletindeki işçi sınıfı ne kadar sınıf ve emek bilinci sürecini yaşamaktadır oda ayrıca incelenmesi gereken bir konu olarak karşımızda durmaktadır.

Devrimlerin sancılı geçtiği ve olacağı kaçınılmazdır ama her devrim kanlı olmalıdır ön yargısı ve ezberi de aşılmalıdır. Özellikle Kürtler kadar bedel ve kanı akan bir ulusun devriminin kanlı olmamasını bir sosyalist olarak arzu edenlerdenim.

Kürt sorunu ve bölgedeki olağanüstü siyaset alanı ile ilgili ayaküstü görüştüğüm kimi deneyimli siyasetçi ve gazetecilerden edindiğim genel kanı şöyle;

“Devletin egemen aklı ve zihniyetinde bir değişim ve dönüşüm fikriyatı halen yok. Şiddet bu coğrafyada halen bir doyum noktasına ulaşmamış.”

 “Devletin Kürt sorununda ve genel anlamda siyasetin demokratikleşmesinde bir zihniyet değişikliği gözükmüyor.”

Devletin egemen zihniyetinde kendi sorunlarını çözme eğilimi olsa, HDP veya başka aktörleri dahi muhatap almadan bu sorun ve ayıbı kendi ayıbı olarak görme mantığından hareketle sorunu çözme perspektifi pekâlâ geliştirebilir.

PKK ve HDP siyasetin demokratikleşmesinin neresindeler?

Deneyimli bir gazetecinin bu soruma verdiği yanıt aynen söyle; “Devlet ve derin HDP, hendek siyaseti ile Selahattin Demirtaş ve deneyimli başka kimi Kürt siyasetçilerini bir operasyon ile devre dışı bıraktı. Siyasetin sivilleşmemesi için yapılan bir operasyondu.”

 STK, meslek odaları, Kürt siyasetinde HDP’nin dışında kalan kimi Kürdistani partilerin ve bölgede yaşayan Kürt halkının beklentisi ise; siyasetin artık “normalleşmesi” yönünde.

Bu normalleşme mümkün müdür?

Bölgenin nabzını tutanlar ve deneyimli gözlemler; kısa vadede bu normalleşmenin mümkün olmadığı yönünde. Gazeteci Ali Bayramoğlu da Kürt cenahının devlettin soruna bakışından bağımsız olarak, kendi içinde demokratikleşebilmesi için, HDP dışındaki diğer Kürdistani partilerinin de ete kemiğe bürünmesi, gelişmesi, güçlenmesi ile orantılı olduğunu düşünenlerden.

31 Mart 2019 yerel seçimlerde ulusal ittifak konsensüsü doğru bir siyasettir. KKP genel başkanının Kızıltepe, Batman ve Diyarbakır’da yüz binlere karşı yaptığı konuşmalar ulusal ve sınıfsal kimliğe vurgu yapması, yoğun alkış alması, kitlelerin uzun süredir sessizliğini bozan ve ölü toprağının atılmasına ciddi katkı sunmuştur.

Uzun bir aradan sonra, özellikle dün ÖSP olarak bugün ise KKP olarak Kuzey Kürtleri içerisinde bu hattın oluşması için, çok zor imkânlarla ciddi bir emek, çaba ve başarı göstermiştir.

31 Mart yerel seçimlerini salt kimi bölgelerdeki oy kaybını saymasak, Kürtlerin kendi içerisinde iş ve güç birliği yapabilmeleri konusunda ciddi bir deneyim sağlanmış oldu. Oluşan ulusal ittifak güçlerinin dışında kalan Kürt partilerinin de bu ortak zemine çekilebilmesi ciddi bir ihtiyaçtır.

HDP, kan kaybımı yasıyor?

Seçim sonuçları da gösterdi ki HDP’nin Batı illerinde CHP’nin adaylarını destekleme stratejisi ve Kürtlerin ulusal ittifak anlayışının dışında iktidar ve muhalefet cenahının siyaset tarzında bir değişiklik yok. AKP-MHP ittifakı halen en çok oy alan parti konumunda.

HDP, devletin Kürdistan illerinde uyguladığı ceberut politikaların ve kendi açmazlarının sonucunda kan kaybı yaşadı mı? Evet yaşadı. Devletin Kürt siyasetine uyguladığı yaklaşımdan bağımsız olarak, Haziran 2015 seçimlerinden sonra gelişen krizi ne oranda yönetebilmiştir? Seçim sonuçları da göstermiştir ki Haziran 2015 seçimlerinden bu yana oy trendinin ibresi yukarı değil aşağıya doğru kaymaktadır.

HDP veya indirek olarak PKK’nin de Kürt sorununda önemli bir aktör olması vesilesi ile siyasetin legalleşmesi ve demokratikleşmesi yönünde karar vermesi gerektiğini bu seçim sonuçları da bir kez daha bir uyarı olarak kendisini dayattığı kanaatindeyim.

Eğer gerçekten demokratikleşme ve sivilleşme isteniyorsa, HDP milletvekilleri ve seçilmişleri öncelikli olarak HDP’ye yönelik anti-demokratik gelişmeleri gündemine almalıdır.

Açlık grevleri ve buna benzer eylemler HDP’nin legal demokratik bir parti olmasından kaynaklı anti-demokratik uygulamalarına yönelik siyaset tarzı geliştirmelidir.

PKK lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması, ailesi ve avukatları ile görüşmesi insani ve meşru bir haktır. Kürt siyasetinde son 30-40 yıldır önemli bir aktör olan Öcalan’ın durumuna kayıtsız kalınmamalıdır amenna, ancak sen kendi genel başkanın için, 6 milyon oy almış partinin genel başkanı için gereken duyarlılığı göstermiyorsan, sivil siyasetin gelişimine istendiği düzeyde katkıyı sunamayacağın aşikârdır.

Ekrem İmamoğlu’nun normalleşme söylemleri;

İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, Antalya gibi büyükşehir yerel yönetimlerini HDP eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş ve HDP insiyatifinin 31 Mart yerel seçimlerinde Kürtlerin Batı illerinde CHP adaylarını desteklemesi ile birlikte, 17 yıllık değişmeyen sonuçları değiştiren, iktidarı da sarsan gelişmeler yaşatacak kadar, sarsıcı bir şekilde kendini hissettirdiyse Kürt oyları; Kürtlerin asgari demokratik temel anadil ve anayasada eşit yurttaşlık hakları gibi masumane haklarını ve mücadelesini dile getirdiği için, cezaevine atılan HDP’li genel başkan ve milletvekillerinin dokunulmazlıkları iade edilmek üzere bir normalleşme, demokratikleşme ve sivilleşme süreci başlatabilirler örneğin.

CHP’nin de katkısı ile milletvekillikleri düşürülen başta Selahattin Demirtaş ve diğer milletvekillerinin özgürlüklerine kavuşmaları konusunda, siyasetin ve yaşamın normalleşmesi anlamında, CHP ve diğer sorumlu siyasetçiler 6 milyon oy almış legal demokratik alanda siyaset yürüten ve son yılların en başarılı siyaset grafiğini gösteren Selahattin Demirtaş ve diğer milletvekillerinin haksız yere cezaevlerinde tutulma hukuksuzluğuna son verilmesi için bir kampanya başlatabilirler.

Milletvekili dokunulmazlıklarının iade edilmesi dahil, normalleşmeye buradan başlanabilinir mesela?

Sivilleşme ve demokratikleşme elzem bir sorun olmaya devam etmesine rağmen, Çetin Altan’ın deyimi ile “Enseyi karartmaya gerek yok” iyi şeyler de olmaya gebe bir coğrafya Ortadoğu, Mezopotamya ve Anadolu …

Kürt oyları bu seçimlerde Batı ve Kürt illerinde bir kez daha kanıtladı ki, Güneş doğudan yükselmeye devam ediyor hala….

12 Nisan 2019

Sosyalist Mezopotamya / Mayıs / Sayı: 5

Tüm sayıların PDF formatları aşağıda

Sosyalist Mezopotamya / Sayı: 1 – Derginin PDF formatı için buraya tıklayın

Sosyalist Mezopotamya / Sayı: 2 – Derginin PDF formatı için buraya tıklayın

Sosyalist Mezopotamya / Sayı: 3 – Derginin PDF formatı için buraya tıklayın

Sosyalist Mezopotamya / Sayı: 4 – Derginin PDF formatı için buraya tıklayın

Sosyalist Mezopotamya / Sayı: 5 – Derginin PDF formatı için buraya tıklayın

Hakkında Zeynel A. GÖÇER

Zeynel A. GÖÇER

Bu habere de bakabilirsiniz.

YENİ DÖNEMİN BAŞROL OYUNCULARI NEO KEMALİSTLER!

Türkiye’deki durum o kadar benzersiz ki demokrasi ve diğer bütün insani kavramlar ele alınırken problemler …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir