Çarşamba, Aralık 11, 2019
Destpêk » ÇAND HUNER » ÇOĞUNLUK VE AZINLIK DİLLERİ BİR ARADA NASIL YAŞAR; KANADA ÖRNEĞİ!

ÇOĞUNLUK VE AZINLIK DİLLERİ BİR ARADA NASIL YAŞAR; KANADA ÖRNEĞİ!

Türkiye’de yeri geldiğinde siyaset yapımcıları, bin yıllık Türk-Kürt kardeşliğinden bahsetmektedirler. Kardeşlik gerçekten de güzel bir şeydir, birisine “kardeşim” demek kadar ulvi bir duygu olmasa gerek. Bunun için ise kardeşlerden her birinin eşit ve aynı haklara sahip olması gerekir. Başka bir ifadeyle tek taraflı kardeşlik olmaz. Bin yıllık kardeşlikten bahsedenlerin, diğer kardeşin dillinin neden yasak olduğunu bir türlü açıklamıyorlar. Üstelik yasak ettikleri bu dil, dünyada en çok konuşulan dillerden birisidir ve bir o kadar da eski ve zengindir. 21. yüzyılda Türkiye mahkemelerinde hâkimlerin böyle bir dil yoktur iddiasında bulunmalarını, gerçekten insanın hafızası almıyor.

Hüsnü Gürbey / Yazarın diğer makaleleri için tıklayınız

Dil, insanoğlunun doğa ve diğer çevre kabilelerle yaptıkları mücadelelerin sonucunda aralarındaki bağları güçlendirmek için yarattıkları kültürel bir iletişim aracıdır. Tanrısal bir bağış değil, tamamen bir insanlık yaratmasıdır. İnsanlık yaratması olduğu için, korunması gereken bir hazinedir. Modern dünya, dillere böyle bakmakta, bu hazinenin kaybolmaması için çareler ve çözümler aramaktadır. Kanada örneğinde görüleceği gibi sadece 20 bin kişinin konuştuğu Inuktitut dilinin kaybolmaması için bu halkın yaşadığı Nunavut eyaletinde Inuktitut dilini resmi dillerden biri olarak kabul etmiş ve gelişmesi için federal hükümet her türlü önlemi almayı taahhüt etmiştir. Nunavut eyaletindeki bu gelişmeler dikkatleri Kanada’nın üstüne çekmiştir. Kanada nasıl bir dil politikası izlemektedir?

Bilindiği gibi Kanada’nın Quêbec eyaletinde Fransızca egemen ve resmi dildir.  İngilizce ise ikinci resmi dil olarak kabul edilmiştir. Quêbec, sorunlu da olsa, uluslararası camiada bağımsız bir ülke olarak tanınmasa da bağımsız bir ülkenin bütün hak ve özgürlüklerine sahiptir. Bu özelliğinden dolayı Quêbec’i değil, diğer eyaletlerdeki dil haklarına bakacağız.

Kanada’nın bütününde çift dillilik büyük ölçüde kabul görmüştür; bazı eyaletlerde ise bu hak birden fazla dilli kapsamaktadır.

New Brunswick eyaleti:

New Brunswick eyaleti 1969 yılında kendi “Resmi Diller Yasası”nı onaylamış ve iki dilliği (İngilizce ve Fransızca) resmileştirmiştir. 2002 yılında yapılan bir değişiklikle, her bireyin kendi tercih ettiği dilde kamu kurumlarından hizmet alabileceğini garanti altına alınmıştır. Yine eyalet Yüksek Mahkemesi’nin 2008 yılında verdiği bir kararında, eyalet tarafından sağlanan dil haklarının, hizmetlerin, “belli bir bölgede dilleri konuşanların sayısına bakılmaksızın eyaletin her yerinde hem İngilizce hem de Fransızca olarak verileceği ve eşit kalitede olacağı” (*1) kayıt altına alınmıştır.

Nunavut Eyaleti:

1999’daki oluşumunun ardından, Nunavut hükümeti, 1990 yılında altı yerli diline (Cree, Slavey, Dogrib, Gwich’in, Chipweyan ve Inuktitut) resmi statü sağlamak için tadil edilecek olan 1988 tarihli Resmi Diller Yasası”nı uygulamaya sokmuştur. Bu düzenleme söz konusu bölge dillerinin yok olmasına karşı bir girişim olarak kabul edilmiş ve son yirmi yılda Nunavut’taki dil Rönesans’ına pozitif bir katkıda bulunmuştur. 2007 Haziran ayında ise İngilizce, Fransızca ve iki Inuit diline (Inuktitut ve Inuinnaqtun) eşit yasal statü sağlamak üzere Nunavut Meclisi’ne iki yasa önerisi sunulmuştur. (*2)

Nunavut Meclisi tarafından 2008 Haziran’ında kabul edilen ve 11 Haziran 2009’da federal hükümet tarafından onaylanan 6 sayılı yasa yeni Resmi Diller Yasası olmuş ve bu yasayla birlikte Fransızca, İngilizce ve Inuit dillerine yargıda, Nunavut Meclisi’nde ve kamu hizmetlerinde eşit statü tanınmıştır. 6 sayılı yasanın onaylanması Kanada’da İngilizce ve Fransızca dışında ilk defa bir başka dilin resmi bir statü kazanması anlamına gelmiştir. Bu durum, Kanada’nın yerli ulusları için son derece önemli bir gelişmedir.

Diğer yandan, Nunavut Meclisi tarafından 2008 Eylül’ünde kabul edilen 7 sayılı Inuit Dilini Koruma Yasas’nın başlıca hedefi Inuit dilini, Inuit kültürü ve tarihinin bir bileşeni olarak teyit ederek korumak, teşvik etmek ve kullanımını sürdürmek olmuştur. 7 sayılı Yasa, Inuit dilinin ana sınıfından 3. sınıfa kadar eğitim dili olarak kullanılmasını koruma altına almakta, Inuit dili ile ilgili bilgi ve uzmanlığın geliştirilmesi ve bu yasa uyarınca Inuit dilinin kullanımı ile ilgili kararların ele alınması ve sonuca bağlanması, geliştirilmesi ve standardize edilmesi için tasarlanan bir kurumun oluşturulmasını sağlamakta, Inuit dilinin kamu sektöründe ve belediye seviyesinde kullanımını korumakta ve tüm düzeylerde Inuit dili ile eğitim yapma hakkı garanti altına alınmıştır.

Inuit diline tanınan bu haklar, bize Sovyetler Birliği döneminde, Ermenistan Sovyet Cumhuriyeti’nin, ülkede yaşayan Kürt azınlığa tanıdığı dil özgürlüğünü hatırlatmaktadır. Kürt azınlığa tanınan bu hak, Kürtler tarafından çok iyi değerlendirilmiş, çok sayıda bilim insanının yetişmesine katkısı olmuş, Kürtçenin yok olmasının önüne geçildiği gibi Kürtçenin standartlaşmasına da önemli katkılar sunmuştur. İlk uzun ömürlü gazete (Râya Teze) burada yaşam bulmuş, ilk Kürtçe roman (Şıvanê Kurd) burada yazılmıştır. Güzel nağmeleri hâlâ kulaklarımızı çınlatan Kürtçe radyo burada yayın hayatına başlamıştır.

Küreselleşen kapitalizmin, dünya üzerinde hegemonyasını kurması, bırakınız azınlık dillerini, egemen devletlerin resmi dillerini dahi tehdit etmektedir. Bütün diller İngilizcenin itme-çekme dinamiğinin etkisi altındadır. Sosyal hareketliliğin dili olarak İngilizcenin çekiminden hiçbir dil kendini koruyamamaktadır. Bu gerçeğin bilinmesine rağmen, Türkiye gibi ülkelerde resmi dilin dışında kalan dillerin azınlık-çoğunluğuna bakılmaksızın yasaklanmasına bir anlam vermekte gerçekten güçlük çekiyoruz.

Kaldı ki diller birbirlerine rakip değil, birbirini tamamlayan unsurlardır, komşu diller birbirleriyle ilişkiye geçtiklerinde birbirlerini sadece zenginleştirirler. Onun için diller çiçek gibidirler, birçok çiçeğin açtığı bahçeler insana güzel görünür. Yasaklanan ve yok edilen her dil ise insanlık hazinesine bir kayıp olarak geçer. Dilleri yaşatmak, uygarlığı yaşatmakla eşanlamlıdır. O halde dillere özgürlük tanıyalım, dilleri yaşatalım…

Hüsnü GÜRBEY

(*1, Alain-G, Gagnon, Belirsizlikler Çağında Azınlık Uluslar, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2016, s, 31

(*2, Nunavut’ta bu dilleri konuşanların sayısı şu şekildedir: Inuktitut 20 185 (%69,54); İngilizce 7 765 (%26,75); Fransızca 370 (% 1,27); Inuinnaqtun 295 (%1,02), age, s,32

Hakkında Hüsnü GÜRBEY

Hüsnü GÜRBEY

Bu habere de bakabilirsiniz.

ULUSAL İTTİFAK ARAYIŞI: ‘BU YÜRÜYÜŞÜ BİRLİKTE OMUZLAYALIM’

Diyarbakır’da toplanan ve ‘Kürdistani İttifak Çalışması’ adı altında faaliyetlerini yürütme kararı alan Kürt partilerinin temsilcileri …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir