Destpêk » GIŞTÎ » ÇOCUKLARIN İŞÇİ DEĞİL ÇOCUK OLABİLECEĞİ BİR DÜNYA MÜMKÜN!

ÇOCUKLARIN İŞÇİ DEĞİL ÇOCUK OLABİLECEĞİ BİR DÜNYA MÜMKÜN!

Henüz oyun ve okul çağında, bedensel ve zihinsel gelişimini tamamlamamış olan yoksul-emekçi ailelerin çocukları; kapitalizmin doğumundan bugüne 200 yılı aşkın süredir ücretli kölelik sisteminin bir parçası haline getirildi. Patronlar için işçilere ödenecek ücret; üretimde bir maliyet, kâr kaybı olarak görüldüğü için çocuk işçi çalıştırmak düşük bir ücret ile üretim yapmak anlamına geliyordu. Diğer yandan çocuk işçiler sendika kuramaz, greve gidemez, tazminat, sigorta gibi taleplerde bulunamazdı.

Yaşar Kazıcı / Yazarın diğer makaleleri için tıklayınız

Kapitalizm için kuralsız ve sınırsız sömürü; hali hazırda yazılı olan tüm iş yasalarından önce gelen yazılı olmayan birinci yasadır. Çocuk işçilik doğrudan kapitalizmin büyük işletmelerinde sistematik olarak değerlendirilmesinin yanı sıra; mevcut sistemin yarattığı ekonomik eşitsizlikler birçok yoksul aile çocuğunu küçük esnafların yanında çıraklık yapmaya, savaş mağduru ailelerin çocuklarını dilenci yapmaya, kendi başına sokaklarda kağıt toplamaya, simit satmaya, pazar arabacılığı yapmaya mecbur kıldı. ILO’nun en son yayınladığı güncel verilere göre, dünyada toplam 168 milyon çocuk işçi var. 78 milyonla Asya ve Pasifik başı çekerken, onu 59 milyonla Sahra Güneyi-Afrika, 13 milyonla Latin Amerika ve Karayipler, 9.2 milyonla Ortadoğu ve Kuzey Afrika izlemektedir. Çocuk işçilerin sektörlere göre dağılımıysa şöyledir: Tarım 98, hizmet 54, sanayi 12 milyon… Çok büyük bir kısmı kayıt dışı olan çocuk işçilerin 85 milyonu tehlikeli işlerde çalıştırılıyor.

Çocuk işçiliğin; patronlara ucuz emek gücü olarak sunulduğu bir başka alan ise meslek lisesi öğrencilerinin emeğidir. Staj adı altında kural tanımayan çalışma şekliyle, neredeyse hiçbir ücret dahi ödemeden; devlet onayıyla eğitimin parçası görüntüsünde meşrulaştırılmaktadır. 

Çocuk işçiliğin varlığı; toplumun sınıflara bölünmüş olmasından, yoksulluğun ekonomik dar boğazın tüm aile üyelerinin çalışmasını zorunlu kılmasından kaynaklanmaktadır. Toplumsal emeğin üretim içerisinde bir avuç patron için değil toplumun ihtiyaçları için ve bilimsel bir şekilde yapıldığı dünyada çocuklarımız çalışmak zorunda kalmayacak. Parka gidecek, okuluna gidecek, oyun oynayacak; böyle bir dünyayı yaratmak işçi mücadelesini yükseltmekten, örgütlenmekten geçiyor. Kapitalizm; bizleri, çocuklarımızı ve onlarla birlikte onların da çocuklarını nesiller boyu sömürme arzusuyla yanıp tutuşuyor. Buna dur demeyeceksek nasıl çocuklarımızın geleceğinden bahsedebiliriz?

Birçok eylemde denk gelmiş olduğum oldukça güzel bir slogan var. Yer yer polis barikatlarının önünde atılır, yer yer de eyleme katılmayıp bizlere öylece bakanları eyleme çağırmak için atılırdı. Tam da bu slogan çocukların geleceğinde bizlerin ne kadar sorumlu olduğunu ifade ediyor:

“Biz çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız! Ya siz?”

***

“MECBUR ÇALIŞMAK ZORUNDAYIM!”

Amed’in Sur İlçesi’nde bulunan Eski Hal civarında tezgahtarlık yaparak aile ekonomisine katkı sunan Mehmet ile kısa bir söyleşi gerçekleştirdik. 

İsmin nedir? Yaşın kaç?

İsmim Mehmet Özdoğan, yaşım 14’tür.

Ne zamandan beridir bu işi yapıyorsun?

Bir senedir bu işi yapıyorum.

Bu işten günlük ne kadar kazanıyorsun?

Ortalama 25 TL kazanıyorum.

Kendi başına mı çalışıyorsun yoksa ailenle birlikte mi bu işi yapıyorsunuz?

Ailemin yaptığı iştir. Babam görme engelli, bu şekilde aileme destek oluyorum.

Peki, neden bu işi yapıyorsun? 

Ekmek parası için yapıyorum. Mecbur çalışmak zorundayım. Ailemin ekonomik durumları gereği bu işi yapıyorum. Ben û Sen’de oturuyoruz.

Bu işi yaparken zorlandığın oluyor mu? Mesela zabıtalar işine karışıyor mu?

Mesela Urfa Kapı’nın, Çift Kapı’nın oradan girmeme izin vermiyorlar. Normalde orada iyi iş, güzel satış oluyor ama ona da izin vermiyorlar. Hafta sonu cumartesi, pazar günleri sadece izin verme durumları oluyor.

Hayatında gerçekleştirmek istediğin en büyük hayalin nedir? Şuan kavun satan bir tezgahtarsın, 14 yaşındasın pekala yaşamının geriye kalanı için ne düşünüyorsun?

İstanbul’a gitmek istiyorum. Orada güzel, büyük bir manav dükkanı açabilirim, orada belki daha fazla satış yapabilirim.

Okulla veya başkaca mesleklerle ilgili bir hayalin var mı?

Meslek konusunda bilmiyorum, okuyarak bir şeyler olabilirsem olurum, olamazsam buralarda kavunculuk yapmaya devam edeceğim mecbur.

Çocukların çalışmak zorunda olması senin için de zor değil mi?

Zor olsa da mecburuz, ailemin diğer üyeleri de benim gibi çalışmak zorundalar. Üç ablam var, bir tane abim var, bir de küçük kardeşim var. 

Bize zaman ayırdığın için teşekkür ederiz.

Yurtsever Sosyalist İşçi – Sayı:7

Tüm sayıların PDF formatı için aşağıdaki bağlantılara tıklayın

Sayı-1

Sayı-2

Sayı-3

Sayı-4

Sayı-5

Sayı-6

Sayı-7

Hakkında Yaşar KAZICI

Bu habere de bakabilirsiniz.

AZERBAYCAN ERMENİSTAN SAVAŞI VE TÜRKİYENİN ROLÜ!

Son gelişmeler Üçüncü Dünya Savaşı’nda Ortadoğu’dan sonra bir de Kafkasya cephesinin açıldığını gösterdi. Azerbaycan-Ermenistan Savaşı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir