Destpêk » GIŞTÎ » ÇALIŞIRKEN IRKÇI SALDIRILARA UĞRAMAK İSTEMİYORUZ!

ÇALIŞIRKEN IRKÇI SALDIRILARA UĞRAMAK İSTEMİYORUZ!

YSİ’nin 9 Ağustos 2020 tarihli geçtiğimiz sayısında üzerine yazdığım ve manşete taşıdığımız konu Mardin Derik’ten Yozgat’a çalışmaya giden Kürt işçilere yönelik ırkçı saldırıydı.

Yaşar Kazıcı / Yazarın diğer makaleleri için tıklayınız

Yurtsever Sosyalist İşçi

Yazımın başlığı ve manşetimiz “Kürt İşçilere Yönelen Irkçı Saldırıları Durdurmak Zorundayız” şeklindeydi. Yozgat’ta yaşananlar henüz tazeliğini korurken bu seferde Eylül ayı içerisinde bir başka ırkçı saldırı daha yaşandı. İşçiler yine Mardin’den bu sefer saldırıya uğradıkları yer ise Sakarya oldu. Saldırı haberi gündeme düşer düşmez sosyal medya üzerinden oldukça ciddi bir tepki geliştirildi. Görüntülerde bir kadına atılan yumruk, küfür, hakaret ve devlet desteğine işaret eden ‘’jandarma bizim yanımızda boşa aramayın, burası Mardin değil Sakarya’’ vb. ifadeleri duyduk. Jandarma sözde yolu bulamadı, Sakarya Valiliği ise yaşanan olayın ırkçı bir saldırı olduğunun üzerini örtmek için meseleyi adli bir vakaymış gibi lanse etti. Son süreçte valiliklerin açıklamaları, yandaş medyanın asparagas, manipülatif haberleri ile yarışıyor.

Çeşitli STK’lar, siyasi partiler, devrimci örgütler saldırıları kınayan bir dizi açıklamalarda bulundular. Kürdistan İttifakı, saldırıya uğrayan ve köyüne dönen işçileri ziyaret etme girişiminde bulundu, jandarma engeliyle karşılaştı. Siyasal koşullar itibariyle bir dizi engel ve baskılarla karşılasalar da konunun muhatapları bu meseleyi gündemin merkezine oturttular. Ancak bu mesele yalnızca tepki gösterme, tavır alma ile sınırlı tutulabilecek bir gündem olmayıp bir geçmişi var bir de devam etmekte olan bir süreç olarak şimdisi. İnsanlarımızın bir kısmı halen benzer saldırılara uğrama riskini taşıdıkları Türkiye şehirlerindeler, bir kısmı yeniden mevsimi gelen tarım ürünlerini toplamak için yola çıkma hazırlığındalar bu da yine benzer saldırılara uğrayacak olan kitlenin varlığını ifade ediyor. Bu olayın gündeme düşmesiyle birlikte Kürt işçilerin çalışmak için Türkiye’ye gitmemesi önerisini getiren yaklaşımlar oldu. Eğer kitlesel anlamda gerçekleşecek bir grev mantığını taşıyan, gerçekten ürünleri tarlada bıraktırıp üreticilere ders verecek bir şey düşünülüyorsa doğru bir öneridir. Bunun işçiler boyutunda fire vermeyecek şekilde örgütlenmesi, gündem oluşturmak için basının, sosyal medyanın etkin kullanılması (neden çalışmaya gitmeyeceğiz vb. başlıklar üzerinden) Türkiye tarafına da gündemin ulaştırılması gerekir. Politik bir içerikten yoksun duygusal\tepkisel olarak “siz de gitmeyiverin ne olacak” gibi ekonomik alt yapısı, alternatif önerisi olmayan bir zeminde ifade ediliyorsa bunun pek yararlı olacağı söylenemez.

Geçtiğimiz sayıda ele aldığım konu ile bu sayıdaki konu aynı içerikte olduğu için önerilerim de aynı olup ancak birkaç öneri daha ekleyerek üzerine düşünmeye, bir anda gerçekleştiremeyecek olsak dahi Kürdistan işçi sınıfına bu yönlü çağrılar çıkarmaya, onları bu öneriler etrafında buluşturmalıyız.

I- Sınıf hareketinin geride olmasından kaynaklı kitlesel olarak gerçekleştirilemese de bu tarz gündemlerde Türkiye ve Kürdistan’da farklı iş kollarında sınıf kardeşlerine sahip çıkan, onların sorununu kendi sorunu olarak gören sınıf dayanışmasını içeren, saatlik-günlük iş bırakma eylemleri gerçekleştirilmelidir. Özellikle sınıfın sendikalı, örgütlü kesimi buna öncülük etme gücüne sahiptir, cesaretine de sahip olmalıdır!

II- Mevsimlik işçi bölükleri içerisinde siyasal-sendikal faaliyet Kürdistan’da proletaryanın en önemli müfrezelerinden olan bu kesim üzerinde yoğunlaştırılmalıdır. Saldırılara, ücret ödememelere, aşağılanmalara karşı Kürdistan’da olanların Türkiye’ye gitmeme, Türkiye’de olanların Kürdistan’a dönme iş bırakma-işe gitmeme şeklinde örgütlü caydırıcı tepkiler geliştirilmelidir.

III- Mevsimlik işçileri kendi toprağında tutan, başka şehirlere gitmek zorunda bırakmayan alternatif ekonomik-istihdam kurumları, üretici-tüketici kooperatifleri üzerine çalışmalar, projeler geliştirilebilir.

12.09.2020

Tümsayıların PDF formatı için aşağıdaki bağlantılara tıklayın

Sayı-1

Sayı-2

Sayı-3

Sayı-4

Sayı-5

Sayı-6

Sayı-7

Sayı-8

Sayı-9

Sayı-10

Sayı-11

Hakkında Yaşar KAZICI

Bu habere de bakabilirsiniz.

AZERBAYCAN ERMENİSTAN SAVAŞI VE TÜRKİYENİN ROLÜ!

Son gelişmeler Üçüncü Dünya Savaşı’nda Ortadoğu’dan sonra bir de Kafkasya cephesinin açıldığını gösterdi. Azerbaycan-Ermenistan Savaşı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir