Destpêk » CÎHAN » ALMANYA’DA FAŞİZMDEN KURTULUŞ GÜNÜ TARTIŞMASI!

ALMANYA’DA FAŞİZMDEN KURTULUŞ GÜNÜ TARTIŞMASI!

Almanya’nın Berlin eyaletinde (Berlin hem başkent hem de aynı zamanda bir eyalet) bugün resmi tatil günü. Bugün hepinizin bildiği gibi faşizmin, her şeyden önce Kızılordu’nun büyük fedakarlıkları sonucu, büyük bir yenilgiye uğratıldığı gündür. Sovyetler Birliği’nin sadece insan kaybı 27 milyon civarındadır. Ama konu 8 Mayıs’ın Almanya’daki tartışmasıdır.

Enver Şen / Yazarın diğer makaleleri için tıklayınız

Savaş sonrası başta komünistler olmak üzere tüm demokratik çevreler (buna Almanya Sosyal Demokrat Partisi içindeki demokrat çevreler de dahil) bugünün Almanya’nın faşizmden kurtuluş günü ilan edilmesi için mücadele ettiler hala da ediyorlar. Ancak öncelikle,  Almanya burjuvazisi ve onun siyasi partileri buna hep karşı çıktılar, çıkıyorlar. Onlara göre bugün Alman faşizminin yenildiği gündür. Fakat kurtuluş günü değildir. Çünkü Almanya aynı zamanda işgal edilmiştir. İkincisi de Almanya değil Alman faşistleri savaşı başlatmış ve sürdürmüştür dolaysıyla yenilenler de onlardır. Ortada bir kurtuluş yok. Oysa 8 Mayıs’ın kurtuluş günü olduğunu Almanya’daki üst düzey yöneticilerden bazıları kullandı. Mesela Cumhurbaşkanı Richhard von Weizsäcker 8 Mayıs 1985 yıllında yaptığı resmi konuşmasında “kurtuluş günü” kavramını kulandı. Tabi kendi partisi Hıristiyan Demokratlar dahil bütün sağ güçlerce çok sert bir şekilde eleştirildi. (Weizsäcker Hıristiyan Demokrat Partisi tarafından aday gösterilmişti ve partinin ideolojisine yakındı.)

Berlin Eyaleti 3 yıldır Sol Parti, Yeşiller ve Sosyal Demokrat Parti’den oluşan üçlü bir koalisyon tarafından yönetiliyor. Sol partinin teklifi koalisyonun öbür ortakları tarafından da destek bulunca 8. Mayıs Berlin eyaletinde Faşizmden Kurtuluş günü ve resmi tatil ilan edildi.

Bu tüm demokratik çevrelerin son yıllarda elde ettikleri küçük bir başarıdır. Bunun bütün Almanya’da kabul edilmesi için mücadele devam ediyor.

Bu Korona günlerinde herhangi bir kutlama olmadı maalesef. Ama partiler, demokratik kurum ve kuruluşlar sadece basın ve sosyal-medya üzerinde açıklamalarda bulundular.

Burada da sınıf mücadelesini tüm açıklığıyla görüyoruz. Sol ve diğer demokratik güçler bir tarafta, burjuva ideolojisi öbür tarafta.

Bunu bugün Korona krizinde de görüyoruz. İlk bakışta devlet yardımlarıyla sanki herkese eşit duruyor havası veriliyor. Ama biraz detaya indiğimiz zaman devlet yardımlarından aslan payının patronlara gittiğini görüyoruz. Sağlık emekçilerine verileceği söylenen (bir defalık) 1000 Euroluk pirim haftalardır federal meclisten geçmedi. Oysa birçok şirket çok yüksek meblağlar aldı. Örnek olarak Alman Hava Yolları’nı alabiliriz. Son görüşmelerde 9,5 milyarlık bir meblağdan söz ediliyor. Hava yollarının itirazı “devlet parayı versin ama bize karışmasın” şeklinde.

Sendikalar ve demokratik güçler tam tersini savunuyor. “Devlet parayı verirse belli oranda da şirkette söz sahibi olsun” şeklinde. Son haberler her iki tarafın büyük oranda anlaştıkları yönünde.

YSİ Bülteni

Yurtsever Sosyalist İşçi – Sayı:5

Bültenin tüm sayılarının PDF formatı için aşağıdaki bağlantılara tıklayın

Sayı-1

Sayı-2

Sayı-3

Sayı-4

Sayı-5

Hakkında Enver ŞEN

Bu habere de bakabilirsiniz.

ŞAİRLER GALERİSİ

Coğrafyamızda aydın olmak, onurlu yaşamak, hele ki muhalif kalarak bu tavrı sürdürmek geçmişten günümüze her …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir