Destpêk » GIŞTÎ » 12 KİLOGRAM DOMATES, 1 LİTRE BENZİNE EŞİT!

12 KİLOGRAM DOMATES, 1 LİTRE BENZİNE EŞİT!

Evet, bu denklemi geçen gün Urfa’da ziyaret ettiğimiz domates ve biber tarlasında bir üreticimizin ağzından işittik. HDP olarak, geniş bir heyet ile birlikte Urfa’da yoğun bir çalışma planladık. Hem merkezden hem de yerelden çalışma arkadaşlarımız ile birlikte iki grup halinde planlanan programı gerçekleştirdik.

Nusrettin Maçin* / Yazarın diğer makaleleri için tıklayınız

Mesaiye programın ilk ayağı olan DEDAŞ’ın önünde açıklama yapıp siyah çelenk bırakarak başladık. DEDAŞ, bölge halkımızın elektriğini keserek, hem elektriksiz hem de susuzluk ile kendince sınayıp, cezalandırmayı öngörmektedir. Tıpkı iktidarın Kürt halkı üzerindeki düşmanca politikaları gibi sonradan özelleştirilen DEDAŞ’ta Kürt halkına dair olan yaklaşımını iktidarı örnek alarak açıkça sergilemektedir. Kürt halkını elektriksiz ve susuz bırakarak ‘terbiye’ etme gayesinde olduklarını çok iyi biliyoruz. Peki, DEDAŞ ne mi yapıyor? Elektrik faturalarına yüklü miktarda zamlar yapıyor, çiftçilere verilen hibelere el koyuyor, altyapıya yeterli düzeyde yatırım yapmıyor ve uzun süre elektrikleri kesip hayatı felç ediyor. Bu yapılanların sonucunda ise; çiftçilerimiz elektrik faturalarındaki yüksek meblağları karşılayamıyor, kaçak elektrik iddiaları ile çiftçilerimiz mağdur oluyor, kesintiler tarımsal üretimi durma noktasına getiriyor ve İnsan ile hayvan sağlığı olumsuz etkileniyor. DEDAŞ’ın yarattığı bu sorunlar halkımızı ve üreticilerimizi direkt olumsuz etkiliyor. Basın açıklamamızda bu sorunların çözümüne ilişkin önerilerimizi de ayrıca izah ettik, anlattık.

Açıklamamızı yaptıktan sonra, geçtiğimiz günlerde Konya’nın Yunak ilçesinde ‘kazada’ yaşamını yitiren Urfalı mevsimlik tarım işçilerinin ailelerini ve kabirlerini ziyaret ettik. ‘Kazada’ 3’ü çocuk olmak üzere 7 tarım işçisi yaşamını yitirmişti. Kolay değildi 7 yakınını kaybedip ayakta durup, yaşamaya devam etmek. Ailemiz acısını yüreğine dağlayıp bunu başarmıştı. Yaşamını yitiren tarım işçilerinin kabirlerine biz karanfillerimizi bırakırken, o sırada ‘kazada’ yaşamını yitiren Mehmet Kuş’u anlattılar bize. Mehmet Kuş’un yaşadığı yerde kendisine ait 300 dönüm tarlası varmış. Fakat elektrik ve su sorunundan dolayı tarlasını değerlendirip üretim yapamadığından dolayı mecbur kalıp günlük 70 lira kazanabilmek adına yollara düşmüş ve hayatını yitirmişti. Bu ne fıtrat ne de ilahi bir kader olamazdı. Birileri Mehmet Kuş’un yaşamını kaybetmesinden sorumlu idi. Yüreğimiz acıyla dolu bir şekilde ayrıldık Aşağı Yazıcı köyünden.

Son durağımız, her şeyi sorunlar yumağı haline gelen, her dakika kara kara düşünen ve işin içinden nasıl çıkacağını hesap etmeye gayret eden çiftçilerimizi, üreticilerimizi ve tarım emekçilerini tarlalarında ziyaret etmekti. Ziyaret ettiğimiz yer domates ve biber ekili olan bir tarla idi. Urfa’nın yakıcı sıcaklığından daha yumuşak bir sıcaklıkta, elleri yüreklerinin üzerinde karşıladılar heyetimizi. Gelin oturun dertleşelim sizinle, dert bizde, derman sizdedir dediler. Baş göz üstüne dinlemeye başladık. Üreten eller domatesi tarladan 50 kuruşa veriyor, aynı domates pazarda 3-4 lira oluyordu. Harran’da dönüm başına sulama ücreti 60 lira iken, kendilerinden dönüm başına 240 lira alınmaktaydı. Elektrikler sürekli kesilmekteydi, sular her zaman akmıyordu. Bu kesintiler hasatın yanma tehlikesi ve onca emeğin boşa gitmesi demekti. Yanlarında çalışan emekçilerin yevmiyesi değil, en başında tarımsal üretimin girdilerinin fiyatı her şeyi düğümlüyordu. Tohum, gübre, ilaç, mazot, su ve elektrik düşündürüyordu üreticimizi. Üreticimiz bu şartlarda 1 litre mazotu ancak 12 kilogram domates satarak alabiliyordu. Bu durumun tek sorumlusunun iktidar olduğunu onlar bizden daha iyi biliyordular. Yeterince dertleşip birbirimizi daha iyi anladıktan sonra, birlikte domates toplayıp, yemeye başladık.

Sonuç olarak; AKP’nin 18 yıllık iktidar döneminde izlenen neo-liberal tarım politikaları ile birlikte, üreticiyi üretimden koparıp, tarımsal alanları değersizleştirerek yakın gelecekte yandaş ve uluslararası şirketlere peşkeş çekerek, endüstriyel tarıma dönüştürmeye çalışıyor. Çiftçimiz kendi tarlasında yevmiye ile işçi konumuna düşürülerek, mülksüzleştirilecektir. Son dönemde Urfa, Mardin ve Diyarbakır bölgesinde DEDAŞ zulmü iktidarın Kürdistan’da çökertme politikasının bir yanıyla ekonomik ayağı DEDAŞ üzerinden hayata geçirildiğine tanıklık ediyoruz. Bölge halkının temel geçim kaynağı olan tarım yapmanın imkanını ortadan kaldırmaktadır. Bir üreticinin 12 kilogram domatesin fiyatıyla 1 litre mazota eşit ise, o ülkede tarım bitme noktasına gelmiş demektir. Bir günlük programımız çerçevesinde, başta tarım ve tekstil işçileri olmak üzere çiftçilerimiz dahi isyan etme durumundadır. Bu durumun sürdürülebilir tarafı kalmamıştır. 17.07.2020

*HDP Urfa Milletvekili

Tüm sayıların PDF formatı için aşağıdaki bağlantılara tıklayın

Sayı-1

Sayı-2

Sayı-3

Sayı-4

Sayı-5

Sayı-6

Sayı-7

Sayı-8

Sayı-9

Hakkında Nusret MAÇİN

Nusret MAÇİN

Bu habere de bakabilirsiniz.

AZERBAYCAN ERMENİSTAN SAVAŞI VE TÜRKİYENİN ROLÜ!

Son gelişmeler Üçüncü Dünya Savaşı’nda Ortadoğu’dan sonra bir de Kafkasya cephesinin açıldığını gösterdi. Azerbaycan-Ermenistan Savaşı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir